TARFUS

Service Details

From Tradition to the Future…

ABD'DE HELAL GIDA

Muhammet Gündoğdu

Helal gıda konusu dini hassasiyet bakımından müslümanlar için önemli bir konu olmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de “Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin!” (Bakara 2/168) buyrularak bu konudaki hassasiyet, Yüce Allah’ın bir emri olarak ortaya konulmuştur. Müslüman nüfusun azınlık olduğu ABD’de helal gıdaya erişim, bireysel bir ibadet hassasiyeti ile birlikte tüketici bilinci ve toplumsal talepler ile kurumsal standartlar ekseninde genişleyen bir alanı oluşturmaktadır. Bu alan, yalnızca dini bir sorumluluk olarak değil aynı zamanda ülkedeki müslümanların kimliklerini sürdürmeleri bakımından büyük önem arz etmektedir. Bu noktada helal gıda konusunda dini rehberlik ihtiyaçlarının daha görünür hale geldiği günümüzde Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki Din İşleri Yüksek Kurulu’nun fetvaları, ABD’de yaşayan Türkler ve diğer müslüman topluluklar için önemli bir referans oluşturmaktadır.

Ehl-i Kitabın Kestiğinin Yenilip Yenilmeyeceği Meselesi ve Helal Kesim

Helal gıda konusunda ilk akla gelen konu hiç şüphesiz, “ehl-i kitabın kestiğinin yenip yenmeyeceği” meselesidir. Bu konudaki fetva şu şekildedir: “Usulüne uygun olarak kesim, hayvanın yemek ve nefes boruları ile iki şah damarının veya bu damarlardan birisinin kesilmesi şeklinde yapılır. Ehl-i kitaptan olan kimsenin, hayvanı keserken Hz. İsa’nın veya Hz. Üzeyir’in adını andığı kesin olarak bilinirse o takdirde kestikleri helal olmaz; çünkü Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar yenilmez.”

Yine hayvan kesiminde elektrik şoku kullanımının mahiyeti ve otomasyon süreçleri gibi nedenlerden dolayı ülkedeki genel restoran, market ve kasaplarda satılan etleri yemek caiz değildir. Sersemletme (stunning) işlemi, ABD’de hayvan kesiminde mecburi bir işlemdir. Bu işlemden sonra kesime kadar geçen süre içinde hayvanın ölme ihtimali de vardır ki; bu hükmü etkilemektedir. Elektrik verilen hayvan kesilmeden ölmüşse; ondan sonra kesenin müslüman olması ve besmele çekmesi bile onu helal hale getirmemektedir. Bu süre içinde ölen hayvanların sayısal olarak oranı az da değildir. Bazı araştırmalarda, büyükbaşta yüzde 27; kümes hayvanlarında yüzde 37 oranında hayvanın öldükten yani leş olduktan sonra kesildiği ifade edilmektedir. Bu da “ABD hristiyan bir ülkedir, ehli kitabın kestiği yenir” gibi bir fetvayı boşa çıkarmaktadır. Bu noktada “Helal” kesim sertifikasına sahip işletmelerin ürünleri tercih edilmelidir. Müslümanların yoğun olarak yaşadığı bölgelerde bu hizmeti yapan firmalar bulunmaktadır.

Ülkedeki müslümanların sayısının hızla artmasıyla birlikte günümüzde helal gıdaya erişim kolaylaşmaya başlamıştır. Et ve et ürünlerinde helal sertifikasını; Halal, Crescent-M (IFANCA/Islamic Food and Nutrition Council of America), ISNA Halal (Islamic Society of North America), HFC-USA (Halal Food Council USA), HFSAA (Halal Food Standards Alliance of America), IHCS /Islamic Halal Certification Services), HMC (Halal Monitoring Committee), ISA (Islamic Services of America), SHC (Supreme Halal Council), ISWA (Islamic Society of the Washington Area), HFSAT (Halal Food Standards Alliance of Texas), HTO Certified (Halal Transactions of Omaha), HMA-USA (Halal Monitoring Authority USA), Michigan Halal Certification, Shariah Board of America gibi kurumsal damgalar ifade etmektedir.

ABD’de müslüman tüketicilerin sertifikalı ürünlere yönelmesi hem bireysel dini hassasiyetlerin korunmasına hem de helal pazarının kurumsallaşmasına katkı sağlayacak bir durum olmaktadır. Helal sertifikasyon, fıkhi anlamda hükmü kesinleştiren bir unsur olmamakla birlikte, belirsizliği azaltan önemli bir denetim mekanizması olarak öne çıkmaktadır. Lokal müslüman üreticiler ile irtibata geçilerek helal et temini sağlanabilmektedir. Bazı büyük zincir gıda marketleri de sattıkları ürünler arasına helal gıda ürünlerini almaktadır. Bu noktada tüketici olarak müslümanların, alışveriş yaptığı yerlerde helal ürün taleplerini bildirmeleri bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca telefonlara yüklenen “helal app” uygulamalarıyla alınacak ürünün, helal standartlarını karşılayıp karşılamadığı kontrol edilebilmektedir. Bu uygulamalar ülkedeki helal restoranlar için de kullanılabilmektedir ve bu uygulama ile restoran ve marketlerin adres bilgileri kullanıcıyla paylaşmaktadır. Helal restoran, helal gıdaya erişimde önemlidir; çünkü haram bir madde ile temas eden helal gıda, “necis” hale gelmektedir. Ülkedeki restoranlarda ortak ızgara, tava, yağ kullanımı sıklıkla rastlanan bir durumdur ve bu, müslüman tüketiciler açısından risk oluşturmaktadır.

Katkı Maddeleri

Helal gıda konusunda bir diğer önemli husus da; domuz ve domuz yağından üretilen katkı maddeleri konusudur. Domuzdan elde edilen her türlü ürün, domuz eti gibi haram hükmü taşımaktadır. Domuz yağı ile üretilmiş ürünlerin üzerinde lard, pork fat, bacon fat, shortening (pork), manteca (İspanyolca) yazmaktadır. Margarinde de şüpheli içerikten uzak durmak için üzerinde “All-Vegetable-100% Vegetable” yazılı ürünler tercih edilmelidir. Ülkede yaygın olarak domuz yağı kaynaklı jelatin kullanımı mevcuttur. Özellikle tatlı, sakız, şekerleme (marshmallow, gummy, candy) ve çikolatada kullanılan katkı maddelerine hassasiyet göstermek gerekmektedir. Kaynağı bilinmeyen katkı maddeleri de şüpheli gıda durumdadır. Gıdada bu sorunu aşmak için bazı logoları dikkate almak gerekmektedir.

Dinimiz İslam’da olduğu gibi Yahudilikte de domuz eti ve ürünlerinin yasak olması sebebiyle Yahudilere yönelik üretilen gıda ürünlerinde “K” (Kosher/Koşer) logosu yer almaktadır. Helal beslenme ilkeleri ile koşer, bazı ortak yönler içerse de uygulamada ikisini birbirinden ayıran bazı farklılıklar bulunabilmektedir. Bu yüzden koşer ürün için bütünüyle helal demek uygun olmamaktadır ve içeriklerin detaylı bir biçimde incelenmesi gerekmektedir. Örneğin koşer damgalı şaraplar bulunmaktadır. Bu sebeple koşer, helalin alternatifi değil, sadece daha güvenli bir ara kategori olarak görülmelidir. “K” logusu gibi benzer amaçla kullanılan “U”, “D”, “UD”, “Parve” logolu yiyecekler de benzer şekilde üretilmektedir.

“USDA Organic” logosu ise; organik üretimi ifade etmektedir. Hayvanın sağlıklı olup olmadığı ve hijyen noktasında ABD tarım standartlarına uygunluğunu ifade eder; ancak hayvanın İslami usullere göre kesildiği manasına gelmemektedir. Ayrıca domuzdan uzak durma ve alkol ürünlerini engellememesi gibi şartları da içermediği için tek başına helal kriterini karşılamamaktadır.

Emülgatör katkı maddelerinden E471 (Mono ve digliseritler), E472e, E473–E476, E482-E483; yağ ile suyun karışmasını sağlamada ve benzeri gıdasal üretimlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu katkı maddelerinin hayvansal olanlarından uzak durarak, bitkisel olanı (vejetaryen/vegan) tercih etmek gerekmektedir.

Peynir mayasında helal olanı seçme noktasında diğer pek çok gıdada olduğu gibi vejetaryen olan ürünler tercih edilmelidir. Helal olmayan peynir, domuzdan elde edilen “rennet” ile üretilen peynirdir. “İşkembe mayası” denilen “rennet”, kesilen hayvanın işkembesinden alınan mayada bulunan süt kestiriciden elde edilen bir maya çeşididir. Peynirde microbial rennet, vegetarian enzymes, halal rennet ibareleri aranmalıdır. Peynir mayası hakkındaki fetva şu şekildedir: “Bitkisel ve mikrobiyal mayaların peynir üretiminde kullanılmasında ve bu yolla üretilmiş peynirlerin tüketilmesinde dini açıdan bir sakınca bulunmamaktadır. Ayrıca etinin yenilmesi helal olan hayvanlardan elde edilen mayaların kullanılması caizdir. Ancak domuzun midesinden elde edilen peynir mayalarının kullanılması caiz değildir. Buna göre, domuzdan elde edilen mayanın kullanıldığına dair bir bilgi olmadığı sürece hayvansal mayalardan üretilen peynirlerin tüketilmesinde dinen bir sakınca yoktur.”

İçine alkol katılan gıda ürünleri konusunda da hassasiyet göstermek gerekmektedir. İslam’da alkollü içkilerin tüketilmesi haram kılınmış (Maide, 3/90), sarhoşluk veren her şeyin de haram olduğu ifade edilmiştir (Müslim, Eşribe 74). Diğer taraftan, gıdanın pişirilmesiyle alkolün bir kısmı buharlaşsa bile tamamen yok olmadığı ifade edilmektedir. Dolayısıyla imalat veya pişirme aşamasında ya da sonrasında gıdalara alkol türevlerinin ilave edilmesi ve bunların tüketilmesi caiz değildir. Fermente içecekler ile vanilya çözelti ve özütleri gibi bazı aroma taşıyıcılarında (natural flavor) belirli oranlarda alkol bulunabilmektedir.

Sonuç

ABD’deki endüstriyel et kesim yöntemlerinin İslami ölçütlerle uyumsuzluğu, et ürünlerinin çoğunun şüpheli veya sakıncalı kategoride yer almasına yol açmıştır. Gıdasal üretim süreçlerinde kullanılan katkı maddeleri, peynir mayası, aroma çözücülerin durumları ve restoranlardaki bulaşma riskleri, helal hassasiyeti noktasında dikkatli olmayı gerektirmektedir. Din İşleri Yüksek Kurulu, yabancı ülkedeki gıda konusu bağlamında genel olarak; “ihtiyat” ilkesini merkeze almaktadır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav), “Helal olan şeyler belli, haram olan şeyler bellidir. Bu ikisi arasında, birçok kimsenin bilmediği şüpheli hususlar vardır. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve ırzını korumuş olur. Kim de şüphelileri işlerse, zamanla harama düşer. Aynen sürüsünü başkasına ait bir arazinin etrafında otlatan çoban gibi ki, onun bu araziye girme tehlikesi vardır. Dikkat edin! Her sultanın girilmesi yasak bir arazisi vardır. Unutmayın ki, Allah’ın yasak arazisi de haram kıldığı şeylerdir.” buyurmuştur (Buhari, İman 39). Müslüman birey ve toplum olarak bize düşen; her işimizde olduğu gibi gıda ile ilgili konularda da haram ve şüpheli şeylerden uzak durmaktır.