TARFUS

From Tradition to the Future…

From Tradition to the Future…

İyi İnsan Olmak

İyi İnsan Olmak: Kalpten Topluma Bir Yolculuk

Assoc. Prof. Dr. Fatih Kanca*

Sevgili gençler,

İyi insan olmak, sadece kurallara uymak ya da başkalarına faydalı görünmek değildir. İyi insan, kalbinde temiz niyet taşıyan, söz ve davranışlarını Allah rızasına göre şekillendiren, topluma fayda üreten kişidir. Kur’an-ı Kerim, bu yolu bize açık ve net biçimde gösterir:

“İyilik ve takva yolunda koşun; şüphesiz Allah, iyilik edenleri sever.” (Bakara, 2/195)

Bu ayet, iyiliğin sadece başkalarına yararlı olmak olmadığını, aynı zamanda niyetin samimi, amelin sürekli ve davranışların adil olması gerektiğini hatırlatır. İyi insan, hem Allah’a karşı sorumluluklarını yerine getirir hem de çevresindeki insanlara karşı merhamet, adalet ve ihsanla yaklaşır. Bu yaklaşım, günlük hayatımızın her alanında kendini gösterir: Aile ilişkilerimizde, okulda veya iş hayatında, komşulukta, arkadaşlıkta ve toplumsal sorumluluklarımızda.

Resûlullah (s.a.s.) bizlere şöyle buyurmuştur:

“Mümin, diğer insanların elinden ve dilinden emin olduğu kişidir.” (Buhârî, İman, 2)

Bu hadis, iyi insanın sadece kendi iyiliği için değil, topluma güven veren kişi olması gerektiğini gösterir. İyi insan, sözleriyle, davranışlarıyla ve duruşuyla çevresine güven ve huzur verir; kimseye zarar vermez ve herkese saygıyla yaklaşır. İyilik, büyük işler yapmakla sınırlı değildir; küçük ama sürekli güzelliklerde de kendini gösterir. Bir gülümseme, bir yardım eli, bir kardeşin derdine ortak olmak, yetime ve muhtaçlara el uzatmak, doğayı ve canlıları korumak, okulda veya arkadaş çevresinde adaleti gözetmek… İşte iyiliğin gerçek ölçüsü budur.

Kur’an’ın bir başka ayeti bize, iyiliğin toplumsal sorumlulukla birleştiğinde ne kadar değerli olduğunu gösterir:

“İyilik yapın; Allah’ın iyilik edenleri sever.” (Âl-i İmrân, 3/134)

Sevgili gençler, iyilik sadece bireysel bir erdem değil, toplumun güven ve huzur kaynağıdır. İyi insan, hem kendi hayatını hem de çevresindekilerin hayatını aydınlatan bir ışık olur. İyilik, bir zincir gibidir; bir kişi iyilik yaptığında, bunun etkisi çevresine ve gelecek nesillere ulaşır. Sizler, bu zincirin halkalarısınız. Sizlerin küçük iyilikleri, bir gün büyük değişimlere, toplumsal dayanışmaya ve adaletin yayılmasına vesile olabilir.

Resûlullah (s.a.s.) bir başka hadisinde şöyle buyurmuştur:

“Âdemoğlu öldüğü zaman amel defteri kapanır; ancak üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i câriye, faydalanılan ilim ve kendisine dua eden salih evlat.” (Müslim, Vasiyye, 14)

Bu hadis bize, iyiliğin ve hayrın yalnızca bugünü değil, geleceği de inşa ettiğini hatırlatır. Sadaka-i câriye ve faydalı işler, siz hayatta olmasanız bile devam eder. İşte iyi insan, hem kendi dünyasını hem de başkalarının hayatını iyilikle besleyen kişidir. İyi insan, bilgiyi paylaşır, yeteneklerini toplum yararına kullanır, zamanını ve sevgisini başkaları için harcar.

Osmanlı medeniyetinde vakıfların ortaya koyduğu hayat tarzı da bunun en güzel örneklerindendir. Medreseler, kütüphaneler, darüşşifalar, imarethaneler ve hayvanlara yönelik hizmetler; vakfın ve iyiliğin toplumda nasıl süreklilik kazandığını gösterir. Bugün de Amerika’daki cami derneklerimiz, aynı ruhu yaşatmaktadır. Sadece ibadet mekânları inşa etmekle kalmazlar; gençlerin eğitimi, çocukların manevi gelişimi, ailelerin sosyal ihtiyaçları ve toplumun dayanışması için hizmet üretirler. Derneklerimiz, maddi imkânı olanların bağışlarını, gönüllülerin emeklerini ve cemaatin sevgisini bir araya getirerek kalıcı iyilik ağları kurar.

Sevgili gençler, iyi insan olmanın bir diğer yönü de adalet ve sorumluluk duygusunu her alanda uygulamaktır. İnsanlara karşı adil olmak, sözünde durmak, güvenilir ve dürüst davranmak; toplumda sevgi ve saygıyı artırır. İyi insan, kendi çıkarlarını düşünmeden başkalarının haklarını gözetir. Zor durumda olanlara yardım eder, haksızlığa karşı durur, mazlumların yanında olur. Bu yaklaşım, sadece bireysel değil, toplumsal bir erdemdir.

Unutmayın ki iyi insan olmak, bir seçimdir, bir gayrettir ve sürekli bir yolculuktur. Kalbinizi, sözünüzü ve davranışlarınızı ahlaka, adalete ve merhamete göre şekillendirdiğinizde, hem dünyada hem ahirette huzura kavuşursunuz. Sizler, bu yolculukta Allah’a karşı sorumluluğunuzu hatırlayan, insanlığa hizmet eden ve toplumun geleceğini iyilikle inşa eden nesiller olabilirsiniz. İyi insan olmak, hem kendi hayatınızı hem de çevrenizdekilerin hayatını aydınlatan bir ışık olmaktır. Ve unutmayın ki her iyilik, Allah katında bir karşılık bulur, dünyada ve ahirette iz bırakır.